Evrim teorisi nedir?


0

Evrim teorisi,dünyadaki bütün araştırmacılar tarafından kabul edilen bir durumdur. Evrim,dünyadaki bütün yaşayan canlıların dünyasının, tarihini ve başlangıcını açıkladığını iddia eden teorinin, ana konusudur. Bu teori, bilim tarihinde, belki de en çok tartışılan teoridir. Tartışmanın kökleri ve nedenleri çok derindir. Ortalama bir insanın dahi haberdar olduğu bu teorinin reklamı, bilimselliğine dayanmıyor. Şimdi evrim teorisine daha geniş bakalım .

Evrim Teorisi nedir ?

Evrim teorisi diğer anlamlardan biraz farklı olarak ele alınır. Evrim teorisinde yüzyıllar öncesinde atalarımızın yaşadığı,milyonlarca canlının yaşadığı ve belirli mutasyonlar sonucu değişime uğrayarak gelecek nesillere ya kalarak devam etmiş ya da tükenmiştir. Evrim teorisini ortaya koyan ilk kişi Charles Darwin, 19. yy.da İngiltere’de yaşamıştır. Endüstri devrimiyle çağdaş olan teorinin doğuşu, aslında daha eskilere dayanmaktadır. Ancak bilim sahnesine çıkışı, Darwin sayesinde olmuştur. Modern biyolojideki gelişmelerle, Darwin’in teorisinde oluşan boşluk ve hataları onarmaya çalışanlara da, günümüzde yeni Darwinciler denmektedir.

Evrimin tarihi

1858 yılında ise hem Charles Darwin, hem de Alfred Russel Wallace eş zamanlı olarak Linnean Society of London’da (Londra Linne Derneğinde) iki farklı çalışmada, türlerin doğal seçilim yoluyla evrim geçirdiklerine dair teorilerini ortaya koyarak ilk kez yayınladılar ve buna Evrim teorisi denildi. Fakat bu yayın ilk önce fazla dikkat çekmedi. Bir yıl sonra 1859 yılında ise Darwin, “Türlerin Kökeni” isimli kitabını yayınladı ve bu kitabında Evrim teorisini daha iyi açıkladığı ve evrim süreçlerine dair daha derin açıklamalar getirdiği için artık bilim dünyasında da giderek daha çok kabul görmeye ve evrimin gerçekliği kabul edilmeye başladı..

Toplumdaki insanlar farklı yönlere doğru araştırmalar yapmakta ve çeşitli sonuçlar almaktadır.Evrim teorisi alanında araştırmalar yapan kişiler ise bu teoriyi kabul etmişlerdir. Büyük ölçüde dikkat çeken evrim teorisi; ulusal ve uluslararası pek çok kurum tarafından özel olarak korunmaktadır. Evrim teorisi, birçok itiraza rağmen; Avrupa Birliği tarafından, alınmış bir kararla dayatılmaktadır. Öyle ki, birçok ülkede bu teori, şimdiden dokunulmazlık zırhına bürünmüştür. Bu teoriye karşı olan görüşlerin öne çıkması, yasalarla engellenmiştir. Bu anlaşılması güç uygulama, evrim teorisinin, bilimsel bir teori olarak ele alınmasını engellemektedir.

Benzer içerik:  İstanbul'daki Üniversiteler hangileri

Darwinizim

Darvinizm evrim teorisine göre, canlılığın devamlılığı ve türlerdeki çeşitlilik; doğal seçilim ve mutasyonlarla sağlanır. Doğal seçilim; canlının doğadaki koşullara adaptasyonunu ve hayatta kalmasını sağlayan, en uygun genetik karakterlerin ayıklanmasıdır. Darwin teorisine göre doğal seçilim, canlıların varlığını ve çeşitliliğini açıklayan yegane teoridir.Evrim teorisinden bahsederken de mutasyonlar sonucunda gerçekleşen durumlara yer vermiştik bunun üzerine darvinizm biraz daha tanrıya yönelik ve tanrıcılık olarak olaylara bakmıştır.

Doğal Seçilim

Doğal seçilim dediğimiz durum ise dünyaya gelen canlıların düzenli olarak yaşamını devam ettirmesi ve üremesi sonucu gelecek nesillere çok çocuk ya da yavrulama bırakmasında bir engel bulunmamasını doğal seçilim olarak yorumlanır.Hayata en uygun olanların, hayatta kalma şanslarının, uygun olmayanlardan daha fazla olduğu tezi; söz edilmeye gerek bile olmayan ve herkesin bildiği basit bir gerçektir.”

Gertrud Himmelfarb ise, teoriyi alaya alan şu sözleri söylüyor:

“Hayatta kalanların, hayatta kaldıkları görüldükten sonra, bunların hayatta kalmaya en uygun olanlar olduğu kararına varılmıştır.”

Darwin ve Mendel arasındaki fikir ayrılığı

Darwin ile Mendel’in arasındaki görüş farklılıkları ve anlaşılmayan noktaları ise 1930 yılında Biyolog Ronald Fisher çözerek açıklığa kavuşturdu. Ronald Fisher’in çalışmaları bu anlamda Darwin’in açıkladığı doğal seleksiyon mekanizması ile Mendel’in kalıtım kurallarını birleştirerek başarıyla sentezledi ve evrim süreçlerine etki eden mekanizmaların birbirleriyle de ilişki içinde olduğunun anlaşılmasını sağladı. Fisher’in bu çalışmalarına da Sentetik Evrim Teorisi ya da diğer adıyla Yeni Darwincilik (Neo Darwinizm) adı konuldu. Daha sonra Ernst Mayr bu bulguları değerlendirerek bu bilgilerin Hücre Biyolojisi ve Populasyon Biyolojisi alanlarında da kullanılabilmesini sağladı. DNA’nın 1944’de ilk kez Oswald Avery tarafından bulunması ve bunun genetik materyal olduğunun anlaşılması, sonra 1953’de James Watson ile Francis Crick‘in DNA yapısını çözmeleri ve bunun üzerindeki tezlerinin kesinlik kazanması ile de bu sefer kalıtımın fiziksel ve maddesel temelleri olduğu anlaşıldı ve evrim mekanizmalarında genetiğin rolüne dair daha çok açıklamalar getirilebildi.

Benzer içerik:  Mimar Sinan kimdir,Eserleri nelerdir

Evrim Teorileri

-Katastrofizm (Kıyamet Kuramı): Paleontoloji’yi büyük oranda geliştiren Fransız anatomist Georges Cuvier (1769-1832) tarafından ileri sürülen ve katmanlar arasındaki her bir sınırın, zaman olarak, sel baskınları ve kuraklık,dereceleri yüksek depremler ve tsunamiler gibi felaketlere karşılık geldiğini ve o dönemde yaşayan türlerin çoğunun ortadan kalkmış olduğunu savunan hipotezdir. Ancak katastrofizmde olaylar birbirine evrimsel olarak bağlı değildir (George Cuvier katmanları incelerken, her katmandaki fosilin bir üstteki katmandaki fosil ile uyuşmadığını görmezden gelir); bu katmanlaşmaların nedeni teolojik bir nedene bağlanır. Yani bu felaketler Nuh Tufanı gibi Tanrı’nın bir cezası gibi görülür.

-Lamarkizm (Lamarck’ın Evrim Kuramı): Lamarck tarafından canlı türlerin değişimine ilişkin olarak ortaya atılan varsayım. Bu varsayıma göre, Lamarck, çevredeki yavaş değişikliklerin canlılarda yeni ihtiyaçlar doğurduğunu, bu ihtiyaçlar sonucunda canlıların hareketlerinin bedenlerinde değişiklikler oluşturduğunu ve bu değişikliklerin sonraki nesillere aktarıldığını söyler. Kullanılan organlar sinirsel sıvıdan daha çok faydalanıp gelişiyor, buna karşın kullanılmayan organlar körelir. Mendel’in ve Weismann’ın çalışmaları, Lamarck’ın Evrim Teorisi’nin kalbi olan ‘sonradan kazanılan özelliklerin aktarılması’ fikrinin yanlışlığını gösterdi ve Lamark’ın sonradan kazanılan özelliklerin aktarılabildiğini göstermek için yapılan tüm deneyler sonuç vermedi. Bu teori günümüzde geçerli değildir.

Modern Sentetik Teori: Darwin’in Evrim Kuramı ile Mendel’in kalıtım kuramını modern moleküler biyoloji ve matematiksel popülasyon genetiği ışığında birleştiren modern evrim kuramının adıdır. Modern sentezin ana katkısı kalıtımın ve dolayısıyla evrimin temel birimi olan genler üzerine yeni edinilen bigilerle evrimin mekanizması, yani doğal seçilim arasındaki bağlantıyı kurmuş olmasıdır. Modern sentezin dayandığı genel bulgular 1930 ve 40’larda ortaya çıkan ve bugün kısmen DNA kopyalanması sırasındaki hatalarla oluştuğu bilinen mutasyon ve rekombinasyondur. Bunların dışında modern sentez, gen havuzunun genetik kayma ve gen akımı gibi mekanizmalarla değişime uğradığını ortaya koymuştur. Modern senteze göre, popülasyonlar çevresel nedenlerle (örneğin coğrafi engeller) birbirinden ayrıldığında türleşme meydana gelir.

Benzer içerik:  Ülkeler ve Başkentleri