Göz tansiyonu nedir?


0

Göz tansiyonu,gözün içerisindeki sıvı basıncına denir. Bu durum uzman doktorlar tarafından tonometri olarak adlandırılır. Gözün içinde ön tarafta, dokuları beslemek için dolaşan bir sıvı bulunur. Bu sıvı göz içinde üretilir. Başka bir grup kanaldan da göz dışına atılır. Kimi gözlerde bu sıvı kanallardaki tıkanıklık nedeniyle dışarı atılamaz ve göz içi basıncı artar. Bunun sonucunda da göz tansiyonu yükselir. Göz tansiyonunun yükselmesi kişiye baş ağrısı ve bulanık görme gibi ana belirtiler gösterir.

Göz tansiyonu nedir?

Glokom olarak da bilinen veya Karasu hastalığı olarak adlandırılan göz tansiyonu rahatsızlığı sinsi bir hastalıktır çünkü ilk evrelerinde neredeyse hiç belirti göstermez. Tamamen tedavi edilememekle birlikte genel olarak kontrol altında tutulabilir. Fakat tedavi edilmezse görme kaybına ve ilerleyen zamanda da körlüğe kadar gidebilir.

Göz tansiyonu (Glokom) türleri nelerdir?

-Açık (geniş) açılı glokom: Genellikle 40 yaş üstünde görülür, göz içi sıvısının dışa akım kısmında yapısal direnç görülür. En yaygın olan glokom türüdür ve belirtileri bakımından sinsidir. Ancak hekim muayenesinde, testler sırasında anlaşılabilir.

– Kapalı (dar) açılı glokom: Göz içi sıvısı gözün iris dediğimiz renkli kısmının arkasına hapsolmuştur. Dışa akım aralıklı veya tamamen engellenir. Ani glokom atakları gerçekleşir.

Göz tansiyonu değeri kaç olmalıdır?

Göz tansiyonu değerleri de kan basıncı değerleri gibi kişiye göre farklılık gösterir. Kimisine göre 17 mmHg basınç yüksek bulunurken kimisine göre 22 mmHg basınç normal bulunabilir.

Göz tansiyonu belirtileri neler?

-Ani görme kaybı

-Işığa bakamama

-Baş ağrısı

-Göz kanaması

-Işığa bakıldığında gözde yuvarlaklar görünmesi

-Bulanık görme gibi belirtileri barındırır.

Göz tansiyonu tedavisi

Göz tansiyonu tedavisi için iki çeşit tedavi yöntemi vardır. Bunlardan ilki göz içi basıncını düşürmek için başlanılan damlalardır. İlaç tedavisi ile kontrol altında tutulabilen göz içi basıncına, herhangi bir müdahale etmeden yıllar içerisinde bu yöntemle hasta takip edilebilir. Bir veya birden fazla damla kullanımına rağmen düşmeyen göz içi basıncına farklı yöntemlerle müdahale etmek durumunda kalınabilir.Diğeri ise cerrahi müdahalelerdir.

Benzer içerik:  Kedi ve Köpeklerden bulaşan hastalıklar neler?